Ajans Bakırçay
2021-01-21 12:05:09

Denizin Çağırışı'ndan Cemo'ya...

Muammer Toprakçı

21 Ocak 2021, 12:05

Yazar öğretmenlerimiz edebiyatımızda önemli bir yer tutarlar.
Onlardan birisi olan Kemal Bilbaşar'ı kaybedeli 38 yıl olmuş...

Benim ortaokula başlamamdan bir yıl önce, emekli olarak ayrılmış İzmir Karataş Ortaokul'undaki öğretmenliğinden. (Karataş'ın tam karşısındaki H.Ş.Eczacıbaşı'nda, Tarih öğretmenimizin kendisinden ve kitaplarından övgüyle sözedişini çok iyi hatırlıyorum.)

Üzülüyorum.
Niçin?
Kemal Bilbaşar, yazdığı sayısız öykü ve romanlarına karşın az bilinen değerlerimizden.

Oysa 'Denizin Çağırışı'nı ilk okuduğumda çarpılmıştım.
Tamam, Dostoyevski'nin 'Yeraltından Notlar'ı ile karşılaştırmayayım,
haydi Oğuz Atay'ın 'Tutunamayanlar'ını da bir kenara koyayım ama yorumcuların üzerinde birleştikleri nokta, 'Denizin Çağırışı'nın edebiyatımızdaki ilk 'varoluşçu' roman olması...
(Yazar, romanın sonuna bitiş tarihini düşmüş:
17.09.1941 Karantina-İZMİR)

Romanın kahramanı öğretmen, kendi içinde kendini aramaktadır.
5 yıldır çalıştığı kasabada iç sıkıntısıyla boğuşmaktadır.
Birey olarak varoluşunun nasıl farkına varacak,
içinde debelendiğini bu boğuntudan nasıl kurtulacaktır?
Kasabanın yoz dedikoducu ortamından kurtulmak için, yaşadığı han odasında, kitaplara sığınsa da içindeki zifiri karanlığı nasıl aydınlığa çıkaracaktır?
Kasabanın doktoru yetişir imdadına ve;
"Git kardeşim" der. "Kurtul buradan. Ben geç kaldım, yapamadım. Bari sen becer ve git..."
Ve bir gece karanlığında trenden indiğinde, İzmir Basmane Gar'ında bulur kendini.

(Küçükken Basmane'de, oteller sokağında bir sabahçı kahvesinde çalışıp, civardaki otel ve pavyonlara çay-kahve dağıtırdım. Belki de romanın beni ilk cezbeden yönü, romanın kahramanıyla aynı mekanı paylaşmam oldu.)

Ve Gar'dan bindiği faytonda sorar arabacı:
"Nereye çekeyim beyim?"
Yanıt romanın özüdür:
"Boşluğa..."

'Cemo' romanını ise edebiyat öğretmenim Behçet Necatigil tavsiye etmişti.
Okuduğumda, Dersim'den yola çıkarak (Dersim isyanı sırasında orada yedeksubay olarak askerliğini yapan Bilbaşar yöreyi çok iyi tanıyor) bölgede feodal düzenin getirdiği sıkıntıları, Anadolu insanının, kadınının mücadelesini şiirsel ve destansı bir dille anlatan bu romandan da çok etkilenmiştim.

Kemal Bilbaşar bu romanı ile, Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü almıştı. (Büyük olasılıkla, Atıf Yılmaz yönetmenliğinde sinemaya uyarlanan ve Türkan Şoray ve Fikret Hakan'ın oynadığı filmi seyretmişsinizdir.)

Kemal Bilbaşar'ı yeniden okumanızı önererek, aramızdan ayrılışının 38.yılında, değerli öğretmen yazarımızı sevgi ve saygıyla anıyorum.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.