Ajans Bakırçay

Bergama: "5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü kutlamıyoruz!"

ÇEVRE

Bergama Çevre Platformu tarafından 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle yapılan açıklamada; "Bergama’nın AKP’li Belediyesi bir taraftan çevre davalarında çekilirken diğer taraftan 2021 yılını çevre yılı ilan etmesi iki yüzlülüktür" denildi.

Bergama Çevre Platformu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yazılı olarak basın açıklaması yayınladı. Yapılan açıklamada; "Bergama’nın AKP’li Belediyesi bir taraftan çevre davalarında çekilirken diğer taraftan 2021 yılını çevre yılı ilan etmesi iki yüzlülüktür" denildi.

Yayınlanan basın açıklamasında ayrıca; "Bugün ülkemizin dört bir yanı yangın yerine çevrilmiştir; Dikili Çukuralan'dan Madra’ya, Kazdağlarından Cerrahtepe’ye, Erzincan İliç’ten Fatsaya, Efemçukurun’dan İkizdere’ye yurdumuzun hızla yağmalandığı bu günlerde Dünya Çevre günü kutlamak bizlere haram oldu. Gün kutlama günü değil yıkıma ve talana karşı yaşam alanlarımızı savunma günüdür. Tüm canlıların yaşam hakkını savunma günüdür. Bu ülkeyi uluslararası haramilere ve onun yerli işbirlikçilerine teslim etmeyeceğiz! Ülkemizin doğasını tam bir mirasyedi anlayışıyla rant uğruna hızla tüketen ve peşkeş çeken AKP iktidarı ve onun işbirlikçilerini asla affetmeyeceğiz" 

KOZAK YAYLASI KANAYAN YARAMIZ…

"Dünya Çevre Günü nedeniyle yöremizde ki çevre sorunlarını kamuoyuyla paylaşarak yöremizde ki doğa talanına bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz. Taş Ocaklarının Talanına son verilmelidir! Kozak Yaylasında ki taş ocakları devasa kapasite artışlarına gitmektedirler. Başta Okçular, Aşağıcuma, Hacıhamzalar, Terzihaliller köylerinde yaşayan köylülerimiz taş ocaklarıyla iç içe yaşamakta olup sağlıkları tehdit altındadır. Çevre Bakanlığı 12.02.2021 tarihinde vermiş olduğu “çed olumlu” kararıyla Aşağıcuma’da ki bir taş işletmesine 8.822 fıstık çamını kesme onayı vermiştir. Bu orta ölçekte işletme olup sırada bekleyen 5 büyük işletmenin onay alması halinde binlerce ağacın kesilmesi söz konusudur. Kozak genelinde 30’u aşkın taş işletmesi pandemi döneminde adeta kapasite artışı yarışına girmiş olup yaylayı hızla yok etmektedirler"

"Çam fıstığında ki verim düşüklüğü nedeniyle tarım arazileri de bir bir taş ocaklarının eline geçmektedir. Arazisinde taş olmayanda keresteciyle anlaşarak ağaçlarını kesme yoluna gitmektedir, bu anlamda önüne geçilemeyen bir ağaç katliamı yaşanmaktadır. Taş ocakları kullanmış oldukları ocakları sorumsuzca terk etmekte arkalarında yüzlerce devasa çukurlar ve pasa tepeleri bırakmaktadırlar. Bu konuda yapmış olduğumuz suç duyurularından bugüne kadar bir sonuç alamadık. Aşağıcuma’da ki dere adeta pasa çöplüğüne dönüşmüştür. Bergama’nın Cevaplı, Karahıdırlı, Çalıbahçe ve Tekkedere köylerinde ki zeytinlik alanlar ve köylülerimiz de taş ve kalker ocaklarının kapasite artışlarıyla tehdit altındadır. Bu bölgede de geçtiğimiz günlerde yüzlerce çam kesilmiş, konu bölge milletvekillerimizce meclise taşınarak soru önergesi verilmiştir"

"Talebimiz; 1- Kozak’ta yeni taş ocağı açılmasına ve kapasite artışına izni verilmemelidir.

2- Taş ocaklarının yoğun olduğu köylere alternatif iş olanakları yaratılmalı,

3- Terk edilen taş ocakları tespit edilip sorumluları hakkında cezai işlem yapılmalı bu yerlerde rehabiliteedilmelidir.

4- Cevaplı, Çalıbahçe ve Karahıdırlı köylerimizde faaliyet gösteren firmalar zeytincilik yasasını ihlal ederek çıkarmış oldukları kalkeri ve taşı büyükşehir belediyesine sattıklarını ifade etmektedirler. İBB’nin tarım arazilerine zarar vererek çıkartılan kalker vb.madenlerin menşeini araştırarak “almama yoluna gidilmelidir.”

KOZAK’TA ÇAM FISTIĞINDA YAŞANILAN VERİMSİZLİK

"Çam fıstığın da 12 yıldır yaşanılan hastalık rekolteyi 10/1 seviyelerine düşürmüş olup, buna paralel olarak ciddi bir yoksullaşma yaşanmaktadır. Köylülerin çaresizliği taş ocaklarına yaramaktadır, geçmişte köylünün peşinde koşturan firma sahiplerinin şimdilerde köylü peşinden koşturmaktadır. Tarlasında taş olmayanda ağaçlarını keserek ihtiyaçlarını giderme yoluna gitmektedir. İBB’nin çam fıstığında ki hastalıkla ilgi çalışmaları konusunda zaman zaman Kozak’ta bilgilendirme toplantılarıyla köylüye umut verilerek ağaç katliamının önü alınmalıdır. Köy bazında çalışmalar yaparak alternatif üretime teşvik edilmesi de moral motivasyonu arttıracaktır"

"Talebimiz: Kozak’ta Çam fıstığında ki hastalıkla ilgili İBB adına çalışma yapan bilim insanları hiç olmazsa yılda birkaç kez köylerde toplantı yaparak köylü bilgilendirilmelidir"

OVACIK ALTIN MADENİ YAŞAMI TEHDİT EDİYOR.

"Koza altın madeni Ovacık’ta cevher bittiği için yaklaşık 10 yıldır Dikili Çukuralan köyünde ki ocaklarından cevheri getirmekte olup, yargı kararlarına rağmen 3. Kapasite artışıyla bugüne kadar binlerce kızıl çam’ın kesildiği ormanımız yok olmuştur. Çukuralan’da da bir iki yıla kadar cevher bittiğindeKapukaya, YukarıbeyGelintepe, Kaplan ve Aşağıbey çam fıstığı arazilerine yönelerek sıra göz bebeğimiz Kozak yaylasının talanına gelecektir. Birinci derece deprem bölgesinde olan Ovacık altın madenin de 2 siyanür atık depolama tesisi (adt) dolmuş, burada ki 8.2 milyon metre küp siyanürlü ve ağır metalli atık depremlerin yoğunlaştığı bugünlerde bölgeyi tehdit etmekteyken 3.siyanür adt standartlara uyulmadığı bilirkişi raporuyla tespit edildiği halde hızla faaliyete geçirilmiştir. Bu adt’lerde zaman zaman aşırı yağışlar ve boru patlaması gibi nedenlerle atıkları ovaya ve yakınında ki Mardal deresiyle Bakırçay’a akmıştır. (2015’te suçüstü yakalanıp ceza almışlardır.) Ovacık’ta altın madeni çevresinde ki köylerde de kanser vakalarında ciddi artışlar söz konusudur. İki yıl önce İzmir 3. idare mahkemesinin sağlık taraması talebine rağmen Sağlık bakanlığı görevini yerine getirmemiştir. Bunda madenin kayyum tarafından işletiliyor olmasının payı olduğunu düşünüyoruz"

"Talebimiz: Ovacık altın madeni çevresinde ki köylerde 'sağlık taraması' yapılmasını istiyoruz"

TÜMAD ALTIN MADENİ KOZAK YAYLASINI TEHTİD EDİYOR.

"Madra’da 6.600 hektarlık alanda kurulan Tümad altın madeni, 2019 Haziran’ından bu yana üretim yapmakta olup, Kozak Çamavlu, Güneşli ve Kıranlı köylerimize 800-1200 metre uzaklıkta olup flora ve fauna üzerinde tehlike oluşturmaktadır. Bölge de anayasal hakkımız olan “sağlıklı ve dengeli bir çevre de yaşama hakkımız”datehtid altındadır. Tümad Madra’da ki yer altı su kaynaklarını hızla tükettiği için yakın zamanda bölge de kuraklığın hazırlayıcısı olacağından endişeliyiz"

ALİBEYLİ TARIMA DAYALI OSB BÖLGE DE TARIMIN SONU OLUR!

"Alibeyli köyünün Hasan ağa merası bu proje kapsamında köylünün elinden alınarak bu projeye dahil edilecektir. Bölge su fakiri olmasına rağmen 100 bin büyük baş hayvan kapasiteli bir osb yapılmak istenmesi akla yakınında bulunan Çaltıkoru ve Yortanlı barajlarında ki suyun kullanılacağını getiriyor. Dolayısıyla bu barajlardan aldığı suyla pamuk, domates vb. tarımı yapan Ayazkent, Kadıköy ve Aziziye köylerimiz başta olmak üzere bölge tarımına da büyük bir darbe vurulacaktır. Yıllardır Dikili yolunda ki 3 bin büyük başı hayvanın atıklarıyla yöre köylüsü canından bezdirilmişken bu boyutta bir osb’nin yöre tarımına atıklarıyla vereceği büyük tahribatı düşünmekte zorlanıyoruz. Bölge şu an 81 ilin ticaret odalarında pazarlanmakta olup, büyük sermaye sahipleri bölgeye çekilmek istenmektedir. Osb’nin yüksek maliyetleri nedeniyle bu proje aile tarımı yapan küçük üreticiye kapalı ve onu yok edecek bir niteliktedir"

"Talebimiz: Hasan Ağa merasında “ıslah projesi’ yapılarak köylünün merasından daha çok yararlanması sağlanmalıdır"

SÜT KARDEŞLER FİRMASININ AŞAĞIKIRIKLAR OVASINI VE BAKIRÇAY’I KİRLETMESİNE SON VERİLSİN!

"Bölgede endüstriyel hayvancılık yapmakta olan siyasi iktidara yakınlığıyla tanınan firma yıllardır atıklarını Bakırçay'a dökülen Mardal deresine vermekte olup ova’da tarımsal faaliyeti tehdit etmektedir. Özellikle yaz aylarında başta Aşağıkırıklar ovası olmak üzere bölge insanın sağlığı da tehlike altındadır. Bu şirket ayrıcalıklı bir şirket mi? yürürlükteki çevre mevzuatına neden uymuyorlar"

"Talebimiz: Firmanın mercek altına alınarak ovamıza ve Bakırçay’a verdiği zararın önüne geçilmelidir"

BERGAMA'DA ÇEVRE DAVASINDAN ÇEKİLİP, ÇEVRE YILI İLAN EDİLMESİ İKİ YÜZLÜLÜKTÜR

"Bergama’nın AKP’li Belediyesi bir taraftan çevre davalarında çekilirken diğer taraftan 2021 yılını çevre yılı ilan etmesi iki yüzlülüktür… Bergama belediyesi AKP’li belediye başkanı göreve gelir gelmez ilk icraatı saraydan aldığı talimatla Koza Altınla sürdürülen Kapukaya, Yukarıbey, Gelintepe ve Çukuralan köylerinde ki çevre davalardan çekilmek oldu. 2021 yılını çevre yılı ilan ederek kendini temize çıkarma telaşında ki belediye başkanına bir kez daha Kozak yaylasına ve Bergama’ya ihanet etmemesi konusunda uyarıyoruz. Bergamalının sağlıklı ve dengeli bir çevre de yaşama hakkına kast eden yağmacılara karşı yaşam alanlarımızı savunmaya devam edeceğiz. Kozak yaylasını taş ocaklarına ve altın madenine teslim etmeyeceğiz.

"Bergama Belediyesi kent merkezinde de kent suçu işlemeye yönelik girişimler arifesindedir; Selinos projesinde, koruma kurul kararlarının dikkate alınması konusunda kaygılıyız ve konunun takipçisi olacağız. Şehir stadyumunda 'millet bahçesi' adı altında yapılması düşünülen siyasi ve tek tip projeye karşıyız. Bu proje dayatmayla değil mimari yarışma sonucu halk oylamasıyla tespiti edilmelidir. Çamlıpark bir an önce hizmete açılmalıdır. Pandemi koşullarında kent merkezinde neredeyse nefes alacak tek yeşil alan olmasına rağmen iki yıldır peyzajı için kaynak olmadığı gerekçesiyle bekletilmesi kabul edilemez. 'Millet bahçesiyle' birlikte yapılacağını söylemek çaresizliktir. Kleopatra Güzellik Ilıcasından sonra müze karşısında ki petek dükkanlarını da millet bahçesine dahil ederek alkollü mekanları kapatmak suretiyle ikinci kez Bergamalının yaşamtarzına müdahale edilmesini kabul etmiyoruz."

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.